Geçen 2 yılda Gazze’de yaşanan olaylar hepimizin yüreğini derinden yaralamıştır. Çocukların, kadınların, yaşlıların en temel hakları olan
yaşam hakkından mahrum bırakıldığı, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bu tablo, sadece Filistin halkının değil, tüm insanlığın
ortak vicdan yarasıdır.
Bizler; nerede olursa olsun zulme, haksızlığa ve insanlık dışı muamelelere karşı sessiz kalamayız. Gazze’de devam eden acı,
insanlığın gözleri önünde gerçekleşen bir dramdır. Evlerinden, okullarından, hastanelerinden ve dahi sevdiklerinden mahrum bırakılan
mazlumların sesi olmak, onların yanında olduğumuzu ilan etmek boynumuzun borcudur.
Buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz: Uluslararası toplum, bir an önce bu zulmün durması için harekete geçmeli; barış, adalet ve insanlık
onuru adına somut adımlar atılmalıdır.
Yüreğirli hemşehrilerim adına, Gazzeli kardeşlerimizin acısını paylaşıyor; hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil
şifa diliyorum. Dualarımız, temennilerimiz ve kalplerimiz Gazze’dedir.
Unutulmamalıdır ki, Gazze konusunda durduğumuz yer; “Gazze bizim için milli bir meseledir.” diyen milliyetçi kardeşlerimizin, “Gazze bütün
müslümanların ortak davasıdır.” diyen muhafazakar kardeşlerimizin, “Gazze tüm insanlığın ortak bir haysiyet ve vicdan meselesidir.” diyen
demokrat kardeşlerimizin durduğu yerdir. Gazze konusunda durduğumuz yer; Deniz’lerin Filistin Kurtuluş Örgütüyle dayanıştığı yerdir.
En derin sevgi ve saygılarımla.